Sosyal Medya:
Esbpl Youtube Esbpl facebook Esbpl Instagram Esbpl Twitter

olympique lymon 2014-2015 sezonu ilk yarı değerlendirmesi

innocence faded

innocence faded(31.12.2014 10:27:14)

1.
“şampiyon” ünvanıyla başladığımız sezonun ilk yarısı geride kalırken ne lig ne de kupada istediğimiz noktada değiliz maalesef. aslında bunun sebepleri de çok belli.

geçen sezon inanılmaz çekişmeli ve yorucu geçen şampiyonluk yarışını kazanmak gerçekten rüya gibiydi. sezon sonu tüm takım büyük bir deşarj yaşadı ve bu şekilde de sezonu noktaladık.

yaşanan bu büyük tatminin ardından şampiyonluğumuzun en büyük mimarlarından haydar ve ufuk takımdan ayrılarak moda cosmos’un yolunu tuttular. zaten doktor ve can’ın yurtdışına gidecek olmaları büyük bir sıkıntıyken, bu ayrılıklar bizi iyiden iyiye zorlayacaktı. talihsizlikler bununla da sınırlı kalmadı. yine şampiyonluk sezonunun yıldızlarından, her geçen gün geliştirdiği oyunuyla (ramses ve ufuk’un ayrılmasının ardından) atlangoçla birlikte takımın en önemli gol silahı haline gelen fidel kardeşimiz de talihsiz bir sakatlık (sakatlıktan ziyade rahatsızlık aslında) yaşadı ve ligin ilk maçlarında aramızda olamadı. lil’in askerliği de işin üstüne tuz biber ekti, bildiğin dımdızlak kaldık aq :/

yukarıda yazdığım faktörler nedeniyle takım içi rol değişikliklerine gitmek mecburi hale gelmişti artık. geçen sezon son maçlarda aramızda olan özkan bu sezonun değişmez ismi olacaktı mesela (ki adam 11 maçta da full oynamış ilk yarıda) bunun yanında xenderoth askerden dönmüş ve aramıza katılmıştı. zaten o bizim en büyük şansımız oldu bence. özgür’ün de olmadığı bir ilk yarıyı düşünmek bile istemiyorum amk! solu yine defans mevkinde, atlangoç ise forvetteydi ancak biricik kölemiz arda kardeşim resmen “box to box to box ortasaha” oynamak zorunda kalacaktı. öyle lafın gelişi demiyorum bunu. adam kale çizgisinden top çıkarıp bir sonraki pozisyon rakip kalenin arka direğinde gol kovaladı lan neredeyse her maç.

neyse efendim, işte böyle kör topal başladık sezona. ilk maç koz maçaya 1 farkla kaybettik ancak mücadelemiz sevindiriciydi. sonrasında 5 maç üst üste kazandık ancak itiraf etmek gerekirse bu maçları kazanırken oyunumuz pek de iç acıcı değildi maalesef. takım savunması anlamında pek sorun yoktu ancak hücumda atlangoç’un yanına o ekstra adamı bir türlü sokamadık. ilkkan yalnız olmasına rağmen elinde geleni, hatta fazlasını yapsa da ramses reyizi çok aradık hakikaten de.

durumumuzu istatistiksel olarak açıklamak gerekirse;

geçen sezon ligin ilk yarısı bittiğinde toplam 93 gol atıp maç başı 8,43 gol ortalaması yakalamışken, bu sezon aynı haftada ancak 74 gol atıp maç başı 6,72 gol ortalaması tutturabilmişiz.

yediğimiz gol sayısı ise geçen sezon ilk yarı sonunda 43 (maç başı ort. 3,9) iken bu sezon aynı hafta sonunda 60''a (maç başı ort. 5,45) yükselmiş.

nitekim 7. haftada bu istatistikleri dikkate almamız gerektiğini hatırlatan okkalı tokadı stronghold’dan yedik ve 7-2 gibi farklı bir skorla kaybettik. bu maç aynı zamanda 2011-2012 sezonunun (ki bu bizim ligdeki ilk sezonumuzdu) 13. haftasındaki koz maça maçından beri ligde 3 golden az attığımız ilk maç oldu. rezillik amk!

fidel sezon başı olmasa da sonrasındaki bir kaç maç aramıza katıldı, hatta terkib maçında attığı golle galibiyeti getirdi falan biz bi sevindik tabi. tam hücumda problemimizi çözdük derken, kendisinden kötü haber geldi ve sakatlığının kalıcı olmaması için top oynamaya uzun süre ara vermesi gerektiğini bize iletti. biz de “sen sağlıklı ol yeter pampa” dedik. oynayamasa da takıma kenardan full destek verdi kardeşim ilk yarı boyu, sağolsun varolsun.

hücum problemimizi çözmek için son alternatifimiz ise yabancı oyuncumuz selçuk oldu. hatta adam gol makinesi de çıktı ama onun da tarak kemiğinde kırık olduğu anlaşıldı (lan bak böyle üst üste yazdıkça sinirlenmeye başladım. hay şansımızı skeyim :/) ona rağmen gelip yine de oynadı adam, büyük limonlu o da, sağolsun varolsun.

bunca olumsuzluğa ve sıkıntıya rağmen ligin ilk yarısını nasıl olduysa ilk 3’te bitirmeyi başardık. inanın ateistlerin açıklamasını istediğim en önemli mevzulardan birisi bu. 11 maçta 6 galibiyet almışız, 2 kere berabere kalmışız (reset, crusaders) 3 defa da sahadan mağlup ayrılmışız (koz maça, stronghold, moda cosmos) lider resetle aramızda 6, ikinci moda cosmos’la 4 puan fark var.

ligin ilk yarısında şampiyonluktan uzaklaşmamızla birlikte kupaya ağırlık vermemiz gerektiğini düşünüyordum ve bunu takım arkadaşlarımla da paylaştım. sonuçta esbpl kupası şampiyonluktan sonra alabileceğin 2. title ve bu son derece önemli bir şey. kupada grubumuzda crusaders ve opeth filan yer alıyordu ve ilk maç kuruları mutlaka yenmek zorundaydık. ancak maalesef sahadan 10-2 gibi bir hezimetle ayrıldık ve bu sezon 2. kez 3 golün altında kaldık.

ez cümle, çok başarısız olmasa da, olympique lymon cv’sine bakılınca çok da parlak olmayan bir sezon geçiriyoruz şu ana dek. ancak önümüzde koskoca bir ikinci yarı ve alınacak 22 puan var. ha biz alabilir miyiz? işte orası tamamen bize kalmış,

inanırsak neden olmasın?
bak giderim ha

bak giderim ha(31.12.2014 11:53:49)

2.
panpa 22 puan alamazsınız. crular size ters geliyor...